Son dakika haberleri Kıbrıs'ın haber sitesinde

Yan yana yaşayan iki devlet

Dr. Küçük ve Denktaş’ın savunduğu düşünceyi temsil ettiğini belirten Tatar, Kıbrıs sorununun çözümü noktasındaki görüşünü yineledi:

Yan yana yaşayan iki devlet
  • 30 Ocak 2021, Cumartesi 3:11
www.diyaloggazetesi.com'da yer alan habere göre
banner432

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Benim temsil ettiğim siyaset, yani egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devlet formülü, artık Kıbrıs'ın gerçeklerine dayalı bir siyasettir ve çok önemlidir. Türkiye'nin de yüzde yüz desteğiyle bu siyaseti sürdürüyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Tatar, yakın zamanda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, Kıbrıs'taki taraflar ile garantör ülkelerin katılımıyla düzenlenmesi planlanan Kıbrıs konulu 5+1 gayri resmi konferans, Türkiye ile ilişkiler ve KKTC'de yeni tip Coronavirüs (Covid-19) aşılarıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Kıbrıs müzakerelerinin 1968'de başlamasına rağmen bunun öncesinin de olduğunu belirten Tatar, Cumhurbaşkanı olarak KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük'ün savunduğu düşünceyi temsil ettiğini söyledi.
Tatar, Kıbrıs'ta Türkler ile Rumların 1960'ta ortaklık cumhuriyetini kurduğunu, 1963'te Rumların, Kıbrıslı Türkleri silah zoruyla devletin dışına ittiğini, o günden bu yana Kıbrıslı Türklerin, Türkiye'nin de desteğiyle, kendi yönetimlerini ve devletini kurduğunu, hür iradesiyle yaşadığını vurguladı.
2004'te Annan Planı'na Kıbrıslı Türklerin "evet", Rumların ise "hayır" dediğini hatırlatan Tatar, buna rağmen Kıbrıslı Türklerin izolasyon altında olmasının ve Rumların "hayır" demelerine rağmen tek taraflı olarak Avrupa Birliği'ne (AB) alınmalarının bir hukuksuzluk olduğuna, bunların belgelendiğine işaret etti.
Tatar, "Bizim şu anda ortaya koyduğumuz siyaset çok önemlidir. Kıbrıs'ta çeşitli dönemlerde federal temelde bir ortaklık cumhuriyetinin tekrar tesis edilmesi için yapılan çeşitli girişimlerden netice alınamamıştır." ifadesini kullandı.

"Siyasi duruşumuz budur"
2017'deki Crans Montana'daki görüşmelerde, Türk tarafının iyi niyetli yaklaşımına rağmen Rum tarafının müzakere masasını devirdiğini dile getiren Tatar, gelinen aşamada Türk tarafının Kıbrıs'ta iki devletli çözüm için politikasının netleştiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:
"KKTC ve Türkiye olarak artık eskiye gitmek istemiyoruz. Nitekim BM yetkilileri de buna saygı göstermiştir. 5+1 gayri resmi toplantıda, herkes kendi duruşunu anlatabilecektir. Eğer davet gelirse, gelecek gibi gözüküyor, New York'ta şubat sonu veya mart başı gibi bir gayri resmi toplantıdan bahsedilmektedir.
Bu toplantıda kendi irademizi ortaya koyacağız, diyeceğimiz şudur; 'Biz artık Kıbrıs'ta yan yana yaşayan, egemen eşitliği içeren iki devletin iş birliğini savunuyoruz.' Bu saatten sonra bizim siyasi duruşumuz budur. Zaten ben bunu söyleyerek seçimi kazandım. Halkımızdan aldığımız onayla bunu ortaya koyuyoruz. Bu siyasetin arkasında bizi tamamıyla destekleyen bir Türkiye vardır. Türkiye, hem garantör ülke hem ana vatan hem de bu bölgenin en güçlü ülkesidir."
BM yetkilileri ve diğer yabancı misyon temsilcileriyle görüşmelerinde, Kıbrıs'ın ve Doğu Akdeniz'in eskisi gibi olmadığını aktardığını söyleyen Tatar, şartların değiştiğini ve bölgedeki tüm ülkelerin kazanabileceği bir anlaşmanın adil, kalıcı ve Kıbrıs'ın gerçeklerine dayalı olması gerektiğini söyledi.

"Bizi zorlamaya götürürlerse…"
Tatar, "Eğer Kıbrıs'ın gerçekleri dikkate alınmazsa ve yine 'AB böyle ister, Yunanistan böyle ister, Kıbrıslı Rumlar tek tanınan ülkedir, onların söylediği daha fazla kayda değerdir' gibi gerçek dışı yaklaşımlarla bizi zorlamaya götürürlerse, biz ona onay vermeyiz. Zorlama bir çözümle zaten 1960'ta yaşananların daha beteri yaşanabilir." değerlendirmesinde bulundu.
KKTC'nin Doğu Akdeniz'de giderek statüsü ve değeri artan bir devlet konumuna geldiğine dikkati çeken Tatar, "Benim temsil ettiğim siyaset, yani egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devlet formülü artık Kıbrıs'ın gerçeklerine dayalı bir siyasettir ve çok önemlidir. Türkiye'nin de yüzde yüz desteğiyle bu siyaseti sürdürüyoruz. 5+1 konferansta Türkiye'nin de bulunmasından mutluluk duymaktayım çünkü Türkiye ile yüzde yüz hem fikir durumdayız." diye konuştu.

“Erdoğan ile sürekli görüşüyoruz”
Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bu konuları sürekli görüştüğünü vurgulayarak, 2 Şubat'ta Çavuşoğlu'nun ekibiyle KKTC'de olacağını, bütün konuları enine boyuna tartışacaklarını ve 5+1 toplantı için Türk tarafı olarak pozisyonlarını netleştireceklerini belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs için görevlendirdiği özel danışmanı Jane Holl Lute ile iki defa yüz yüze, telefonla da defalarca görüştüğünü aktaran Tatar, BM yetkililerine duruşlarını net olarak aktardıklarını, Kıbrıs meselesinde çözüm bulunamazsa, Türkiye'nin de desteğiyle, tanınma için mücadeleye başlayacaklarını ifade etti.

"Türkiye, aşılarından bir kısmını bize veriyor"
KKTC'de son günlerde daha fazla Kıbrıs Rum kesimi kaynaklı Covid-19 vakası sayılarının arttığına, şu anda ancak aşıyla bu işi aşabileceklerine dikkati çeken Tatar, şu ifadeleri kullandı:
"Aşı konusunda da Türkiye'ye müteşekkiriz çünkü aşılarımızı büyük ölçüde Türkiye'den alabiliyoruz. Türkiye, elde ettiği aşılardan bir kısmını bize veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yaptığım görüşmeden sonra dün (28 Ocak) 20 bin doz aşı KKTC'ye intikal etmiştir. Daha önce de 20 bin aşı gelmişti. Hem ekonomi hem hayatımızın normal boyutlara ulaşması için hep birlikte mücadele ediyoruz."
Tatar, aşı konusunu AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile de görüştüğünü aktararak, "Kıbrıslı Rumlar, bizim muhatabımız değildir (aşı konusunda), muhatabımız AB'dir. AB'den, Kıbrıs'a gönderilecek aşılardan bize de payımızın verilmesi konusunda söz aldık. Bu aşıların alınması ve halkımızın sağlığı için kullanılması en büyük dileğimdir." dedi.
Dünyada ve AB içerisinde Kovid-19 aşısı konusu sıkıntıların yaşandığını vurgulayan Tatar, AB'den şu ana kadar 2 bin 250 doz aşının KKTC'ye geldiğini ve ne kadar daha geleceğiyle ilgili net bir rakam verilmediğini kaydetti.

Kaynak : https://www.diyaloggazetesi.com/kibris/yan-yanayasayan-iki-devlet-h84910.html
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık