Son dakika haberleri Kıbrıs'ın haber sitesinde

Müziğiyle ülkemizi temsil ediyor

Sanatçı Şefkat Sağlamer, müzik yolcuğuna 8 yaşında başladı ve kimseye aldırmadan tutkusunun peşinden gitti

Müziğiyle ülkemizi temsil ediyor
  • 07 Ağustos 2018, Salı 10:15
www.kibrisgazetesi.com'da yer alan habere göre

Aliye ÖZENCİ


Şefkat Sağlamer, müziği, sanatı ve başarılarıyla ülkemizi yurt dışında temsil ediyor.


Ülkemizin gururu olan Sağlamer, 24 Şubat 1987’de Gazimağusa’da doğdu. Eczacı bir anne ile petrol mühendisi bir babanın ilk evladı olarak dünyaya geldi.


2012 yılından beri Doğu Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde ders veriyor.


Şubat ayından beri iş hayatına paralel olarak İngiltere’de Canterbury Christ Church University’nin Phd in Music programında doktora çalışmalarını sürdüren Sağlamer, müzik yolcuğuna 8 yaşında başladı. Sağlamer, çevresindeki tüm yıldırma politikalarına rağmen tutkusunun peşinden koşmayı tercih etti.


Bugün sevdiği alanda ilerleyerek, güzel işlere imza atan Sağlamer, müzikle olan yolculuğunu anlattı.

 

SORU: Piyano çalmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

SAĞLAMER: Piyano yolculuğum 1995 yılının Ocak ayında başladı. Ailem müziğe yatkın ve yeteneğim olduğunu görünce beni müzik eğitimine yönlendirdi. Sevgili hocam Rana Uluçay’dan özel piyano dersleri aldım. Yetenekli olduğumu ve kısa zamanda bayağı ilerlediğimi gören hocam bunu Associated Board of Royal School of Music’in her yıl 2 kez gerçekleştirdiği uluslararası piyano sınavlarına (herkesçe bilinen adı ile grade sınavları) girerek taçlandırmamı uygun gördü. 1995 yılının kasım ayında ilk sınavıma girdim. Bu sırada kolej sınavlarına hazırlıklar da sürmekteydi. 1998’de hem grade 3 hem de kolej sınavını başarıyla tamamladım. Ardından grade 4 piyano ve üst seviyelere girebilmek için bir ön koşul olan grade 5 teori sınavına hazırlanmaya başladım. Her ikisinden de üstün derecelerle başarılı olunca grade 6 sınavına geçtim. Bu sınavdan “distinction” derecesi alıp sınavı yapan kişinin (examiner’in) bana notlandırma haricinde “çok ümit verici bir müzisyen” şeklindeki yorumu not düşmesiyle de bu alanda profesyönel olmaya karar verdim.


O zamanlar gradelerde en üst seviye olarak bilinen grade 8’i 2001’de tamamlayınca üniversitede müzik okumak için hazırlık yapmaya başladım. Her ne kadar kolejdeki rehber öğretmenim aldığım eğitimin müzik eğitimi ile köreleceğine dair beni başka bölümlere teşvik çabaları olsa da, ben kararımı çoktan vermiştim. Fakat kolejde eğitim görüp müzikle eğitim yolculuğuma devam etmem hiçbir zaman benim için bir pişmanlık olmadı. Aksine İngilizce lisanını öğrenmek bana ileri seviyede akademik çalışmalarımı sürdürebilmek adına çok faydalı oldu.


2004 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Müzik Bölümü Piyano Ana Sanat Dalı programında eğitim aldım, 2008’de bölüm birincisi, okul üçüncüsü olarak mezun oldum. Bu süreçte hocalarımın görev yeri değişikliği nedeniyle 3 farklı hoca ile çalıştım. Biri İsrailli, biri Rus ve en son çalıştığım ise Amerikan’dı.


İngiltere’de Kingston University’de Müzik Performans alanında yüksek lisansımı tamamlayıp adaya döndüm. Atatürk Öğretmen Akademisi’nde Pedagojik Formasyon Sertifikamı aldım ve bunun ardından Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Bölümü lisans programında ders vermeye başladım. Birkaç yıl sonra da yoluma akademisyen olarak devam edeceğimi görünce, doktora yapmaya karar verdim ve şu an İngiltere’de Canterbury Christ Church University’nin PhD in Music programında çalışmalarımı sürdürmekteyim.
 

SORU: Bir orkestrada yer alıyor musunuz?

SAĞLAMER: Klasik müzik bakımından sürekli dahil olduğum bir orkestra yok. Çünkü bu yönde bir kadro henüz açılmadı. Şimdilik klasik müziği tek başıma icra ediyorum. Ya da bazen küçük gruplar halinde icra ettiğim de oluyor. Othello Folklor Derneği’nin orkestrası var, akordiyonumla orada müzik yapıyorum. Şimdilik orkestral açıdan daimi ikametgahım burası diyebilirim. Umarım klasik müzik icra edeceğim daimi bir orkestrada da yer alma fırsatı yakın zamanda elime geçecektir.

Şu an benden daha çok akademik olarak bir beklenti var. Bu yüzden daha çok buna yöneleceğim. Doktora yaptığım kurumdan bir konser talebi gelmişti öncelikli olarak onu değerlendirmeye alacağım.

 

Bakü’den özel davet

 

SORU: International Society of Music Education (ISME) katılımınız nasıl gerçekleşti?

SAĞLAMER: Uğur hocayla geçen yıl Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası 3. İpekyolu Müzik Konferansı organizasyonları için çalışma yaparken tanışma fırsatımız oldu. Bu alandaki çalışmalarımı takdir etmesiyle de ISME konferansının hazırlık grubunu da dahil olmam uygun görüldü. Bu anlamda konferans içinde konser davetleri haricinde çok farklı yönlerden de görevlerim oldu ve bu sayede ülkemi ve çalışmakta olduğum kurumu farklı açılardan olumlu yönlerde temsil etme fırsatı yakaladım. 

Konser teklifi, EAS (Avrupa Müzik Eğitimcileri) ile Azerbaycan Milli Konservatuarı ilişkilerinin başlangıcı çerçevesinde Dünya Müzik eğitimcilerinin katılımıyla gerçekleşen özel davet için geldi. Anar Şuşalı ve Azer Zeynalov gibi Azerbaycan’ın saygın ve emektar opera sanatçıları ile birlikte seçilerek bu konseri gerçekleştirdik. Bir sonraki konserimiz Türkiye Cumhuriyeti Bakü Büyükelçiliği’ndeki özel davette çalma talebiyle gerçekleşti. Bir Kıbrıs ezgisinin de dahil olduğu repertuarımız çok büyük ilgi ve beğeni topladı. Bunun haricinde dünyanın her yerinden gelen sanatçıların konser etkinliklerinin ve atölye çalışmalarının organizasyonlarında da görev alarak bu organizasyonu başarı ve alnımızın akıyla tamamlamış olduk. Sizin aracılığınızla katkı sağlayan herkese teşekkür etmek isterim.

Bu arada yüksek lisans için İngiltere’de bulunduğum dönemde müzik öğretmeni olarak çalıştığım “Turkish Women’s Support Group” adına birçok konserlerim oldu. Adaya döndüğümde özellikle Mağusa Kale Lions Külübü ile bu anlamda çok işbirliği yaptık.

 

“Müzikte rekabet olmamalı”


SORU: Müzik sizin için ne ifade ediyor?

SAĞLEMER: Müzik herkesin bildiği gibi duyguları aktarma sanatıdır ve bana göre rekabete konu olmamalıdır. Özellikle müzik hususunda ben daha iyi bilirim hissiyatının esiri olmakla hiçbir ilerleme kaydedilemez;  dolayısıyla şahsi kanaatim müzikte rekabetin değil işbirliğinin esas oluşudur. 


Müzik alanı için genel bir yanılgı var; herkes müziği genel eğitim platformlarında sunulan şekliyle olduğunu (kolay / argo tabiri ile laylaylom) zannediyor, gençliğimde zaman zaman benim ve ailemin de bu tarz yanılgılara düştüğü olmuştur. Fakat ben şanslıyım ki ailem bu yönde ilerlememi sağlayarak bunun aslında apayrı bir disiplin olduğu gerçeğiyle yüzleşme fırsatını yakaladım. Mutlaka bu yöndeki algıların düzeltilmesi gerekir. Müziksel anlamda ileri olmada toplumca geç kalmamızın kökeni buna dayanmaktadır diye düşünüyorum. Bu yanlış algıyı yıkan geniş oranlı bir kitle var fakat henüz tam değildir. Bu alanla ilgili bilinçli olmak çok önemli demek istiyorum.

 

SORU: Küçük yaşta piyano veya müzikle ilgilenmek isteyen çocuklara ve ailelerine neler söylemek istersiniz?
SAĞLAMER: Doğru kişilerle çalışmak ve doğru bir yol çizmek çok önemli. O yüzden “X şahsın çocuğu müzik eğitimi için buraya gidiyor hadi ben de çocuğumu buraya götüreyim” mentalitesini yıkmak gerekiyor. Doğru öğretmen tercihi ve çocukların ilgi alanlarına göre doğru yönlendirme yapmak çok önemli.

  Müzik yoluna baş koyanlar için de bazı önerilerim olacak; hiçbir zaman ‘ben oldum’ düşüncesine girilmemesi gerekir. Hep daha da ilerisi varmış gibi çalışılması lazımdır, güncellenmek gerekmektedir. Bu yüzden ISME konferansı gibi dünya çapında gerçekleşen ve tüm dünya müzisyenleriyle buluşma imkanı sağlayan yerlere katılımın daha fazla olması gerekmektedir. Ne yazık ki ev sahipliğini bir Türk devletinin yaptığı bu konferansa Kıbrıs’tan katılım çok az olmuştur. Bu durum beni hem üzmüş hem de hayal kırıklığına uğratmıştır; bu gibi olanakları iyi değerlendirmek gerekmektedir.
 

Kaynak : https://www.kibrisgazetesi.com/kultur-sanat/muzigiyle-ulkemizi-temsil-ediyor/47052
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık