• 08 Kasım 2015, Pazar 9:17
Fuat Veziroğlu

Fuat Veziroğlu

AH MÜLKİYET VAH MÜLKİYET

AH MÜLKİYET VAH MÜLKİYET

 

Masada yanlış bir strateji uygulanarak mülkiyet faktörü görüşmelerin ana konusu haline getirilmiştir. Akıncı mülkiyet hakkını kabul ettikten sonra meselenin çözümü için kriterler saptanacağını, komisyon kurulacağını açıkladı. Şimdi ise Anastas başka telden, Akıncı başka telden çalmaktadırlar. Anastas diyor ki:

- İlk söz hakkı mal sahibine ait olacaktır.

Hukukta bunun anlamı son ve kesin söz mal sahibinindir demektir.

Malımdan çık dediğinde bohçanı toplayıp gideceksin demektir.

Akıncı ise son günlerde farklı bir hava çalmakta…

- Mülkiyete bulunacak çözüm rahatsızlık yaratmamalı…demekte.

Şunu peşinen belirtelim ki mülkiyet hakkı eninde-sonunda elbette ki ilke olarak kabul edilecekti, başka yolu yoktu. Ama arabayı atın önüne koyar gibi diğer temel meseleleri bir yana bırakarak, diğer konularda da ilke anlaşmasına varmadan ve karşılığında hiçbir şey almadan daha ilk etapta Rum’un talebine “yes be annem” çekilmesi siyasi ve diplomatik basiretsizliktir.

***

Rum’un mülkiyete ağırlık verdiği malûmdur.

Buna ağırlık vermektedir, çünkü muhtemel bir çözümden sonra Türk’ü bu adada tüketmek için kullanmayı tasarladığı silâhlardan biri de mülkiyettir.

Rum’un ısrarına şu karşılık verilebilirdi:

- Ben mülkiyeti ilke olarak kabul ettim, ama sen de şunu kabul et, sen de meselâ halkımızın çok hassas olduğu garantilerin devamını kabul et.

Denmedi ve denmiyor.

Ve Rum mülkiyet meselesinde, karşılığında hiçbir şey vermeden alacağını alıp gitti.

Ertesi sabah da baskın verircesine kentlerimize, köylerimize doluşarak koçan sallamaya başladılar.

Daha imzalar atılmadan böyle yapanların imzadan sonra koçan sallamakla yetineceklerini sanmayın, o gün geldiğinde sille-tokat faslı başlayacaktır.

***

Şimdi Akıncı buyurmakta ki:

- Mülkiyet konusuna bulunacak çözüm rahatsızlık yaratmamalıdır. Çözüm gönül rızasıyla olacak, insanların başına vura vura çözüm olmaz.

Ben bu masalları fi tarihinde de çok dinlemiştim.

Attığı imzanın mürekkebi daha kurumadan Başpapaz Makarios’un çektiği nutuk artık klâsikleşmiştir:

- Bu cumhuriyet Enosis’e giden yolda bir sıçrama tahtasıdır.

Makarios, Anastas’ın ulusal kahramanıdır, onun izinden gitmektedir, bu izi terk edeceğini sanmak da gaflettir.

Herhangi bir çözüm olsa bile Makarios geçmişte ne yaptıysa varisleri onu yapmaya devam edeceklerdir.

Akıncı ve yandaşları bir çözüm olursa ertesi sabah her şeyin güllük-gülistanlık olacağını, kendimizi huriler diyarı AB cennetinde bulacağımızı sanıyorlar.

Ben kendilerine şimdiden haber vereyim ki asıl cehennem çözümden sonra başlayacaktır.

***

Mülkiyetin rahatsızlık yaratmadan çözülmesine gelince…

Akıncı’nın kulağına küpe olsun ki…

Rum tarafı Türk’ü rahatlatmak için değil, rahatsız etmek için çözüm peşindedir.

Şu anda Akıncı’yı da yaldızlı lâflarla ikna ederek bunun temel taşlarını döşeme gayreti içindedirler.

Emperyalizmin yakın ilgisi de bu taşların döşenmesinde Rum’a yardımcı olmak noktasındadır.

Ama belli ki Akıncı “yes be annem” döneminde emperyalizmden yediği siyasal kazığı hatırlamaktan imtina etmektedir.

Böyle bir halde de yenilerine hazır olmalıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık