• 23 Eylül 2015, Çarşamba 16:30
Fuat Veziroğlu

Fuat Veziroğlu

AKINCI’NIN BELEDİYE BAŞKANLIĞI

AKINCI’NIN BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Seçim denizine Durduran da pike yaparak Akıncı’yı başarısız bir belediye başkanı olarak takdim ve lânse ettiğine, Akıncı ise tam tersine, başarılı bulduğu belediye başkanlığı dönemini Rum’la barış (!) sağlayarak taçlandırmak hevesini ortaya koyduğuna, hatta bu yolda Lefkoşa’nın kanalizasyon işini nasıl hallettiyse, aynen Kıbrıs işini de hal yoluna koyacağı yolunda müjdeler sunduğuna göre, konu üzerinde biraz daha durmakta fayda olsa gerek. Ama burada tekrar vurgulamak isterim ki Akıncı o dönemde ister başarılı, ister başarısız kabul edilsin, o başarı ya da başarısızlıkta şimdi yerinde yeller esmekte olan o zamanki TKP’nin ve bütün TKP’lilerin de payı ve sorumluluğu vardır.

***

Tekrar vurgulanması gereken bir başka husus daha vardır ki Akıncı’nın kanalizasyon işiyle Kıbrıs meselesini aynı sepete koyarak kıyaslaması çok talihsiz bir benzetmedir. Akıncı’nın başarı diye kanalizasyon işine tek başına sahip çıkması da haklı bir duruş değildir.

Diyelim ki Akıncı çok başarılı bir belediye başkanıydı. Öyle bir halde bile kanalizasyon işini Akıncı mı halletti? Ne gezer?

Mesele önce iki taraf arasında liderlik seviyesinde noktalandı, parayı da Batı dünyası bastırdı. Bastırmasaydı o günkü şartlarda kanalizasyon değil, iki adet çukur bile kazamazdık. Akıncı bu yolda tek kuruşluk kaynak da sağlamış değildir. Hatta o temaslarda ister Barış Gücü, ister BM, ister konuya müdahil olan diğer yabancı devletler Akıncı’yı belediye başkanı olarak da tanımış değildir. Akıncı o çalışmalarda Kıbrıs Türk tarafından bir temsilci, hatta Türk liderliğinin bir parçası gibi muamele görmüştü.

***

Sonra efendim, Akıncı başarılı bir belediye başkanı olmuşsa, nasıl olmuştu?

Belediye bütçesi, hatta o zamanın yönetim bütçesi tamtakırdı. 1973’lerde Girne kapısı ile Atatürk meydanı arasındaki o kısacık cadde bile neredeyse yürünemez ve de sürülmüş bir tarla hali manzarasındaydı.

Parasız belediye işi, parasız belediyenin başkanı da başarılı olamayacağına göre, Akıncı nereden para buldu da başarılı oldu? Kendisi kaynak mı yarattı, yukarıda da vurguladığım üzere ne gezer? Kendisinin yarattığı tek kaynak yoktu, bundan dolayı da kusurlu değildi, çünkü yaratılacak kaynak da yoktu. Akıncı’nın belediye başkanlığı döneminde ne yapıldıysa anavatandan gelen paralar sayesinde yapıldı. Aksi halde Akıncı 5 metre kare bir asfalt bile dökemez, tek çivi çakamazdı.

Eğer Akıncı Durduran’ın iddiasının aksine başarılı olmuşsa, bunu, şimdi her gün dil uzatmaktan vazgeçmediği anavatana borçludur.

***

Ve efendim, bir de şu var:

Şimdi sanki Akıncı belediye seçimlerinde tek başına zaferler, sonra da tek başına başarılar elde etmiş gibi bir hava pompalanmaktadır ki bunun da gerçekle bağdaşır hiçbir yanı yoktur. Genç bir adam olarak yaptığı konuşmalarla seçim kazanmasında Akıncı’nın da elbette bir payı ve etkisi vardı, ancak yeterli değildi.

Bütün TKP’nin, bu arada özellikle Dr. Burhan Nalbantoğlu, Ekrem Ural, İsmail Bozkurt, Turgut Afşaroğlu, Arif Hoca, Hasan Özbaflı, Fatma Azgın, merhum Gözel Halim ve şimdi isimlerini anımsamadığım diğer bazı arkadaşlarla Yaşar hoca gibi öğretmenler kitlesinden dost ve destekçilerin, bazı kamu görevlisi yakınlarımızın desteği olmasa, o günlerde halk nezdinde pek de tanınmayan bir “meçhûl”den ibaret olan Akıncı seçim kazanmayı hâyal bile edemezdi.

O günlerdeki seçim kampanyalarını kimlerin nasıl cansiperane yürüttüğü henüz hafızalardan silinmiş değildir.

***

Dünyada hiç kimse tek başına zafer ya da başarının mimarı olamamıştır, olamaz da.

Bu bapta herkesin haddini ve çizgisini iyi saptaması gerekir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık