• 28 Şubat 2016, Pazar 9:16
Fuat Veziroğlu

Fuat Veziroğlu

MUHTELİF

AKEL milletvekili Takis Haciyorgiu buyurmuşlar ki:

- Ekonomi, çözüm sonrası yükselir.

***

Elhak, ben de hemfikirim…

Çözüm sonrası ekonomi elbette yükselir.

***

Ama hangi ekonomi yükselir?

Elbette ki sadece ve sadece Rum ekonomisi yükselir.

Türk ekonomisi ise mayına çarpmış eski bir denizaltı gibi batar.

***

Bizim Ticaret Odası, Müteahhitler Birliği ve diğer bazı örgütler gazetelere tam sayfa ilânlar vererek halkın çözüme hazırlanmasını talep ediyorlar. Belli ki bu arkadaşlar acil çözüm sevdalıları arasında yer almaktadırlar. Oysa olası bir çözümden sonra ilk batacak olanlar bizim ticaret erbabımız ve de müteahhitlerimiz olacaktır.

Bizim tüccarın elinde tek bir acentelik, temsilcilik kalmayacaktır. Bütün adaya şamil olmak üzere bütün temsilcilik ve acentelikler Rum’un eline geçecek, bütün ithalâtı onlar yapacaktır. Bizim tüccar ise çok çok Rum’un ithal ettiği malın küçük bir satıcısı konumuna düşecektir. Müteahhitlere gelince, ağızlarıyla kuş tutsalar bir tek devlet ihalesi dahi alamayacaklardır.

Bu arkadaşların haline üzülmekteyim, çünkü bindikleri dalı kesmekte olduklarının bile farkında değiller. Huyum kurusun, ben de altında kalanın boynu kopsun diyemiyorum.

***

Basın haberlerine göre masa başında Akıncı bazı hususlarda ısrarlı imiş, meselâ şöyle:

a) Dönüşümlü başkanlık olmalıdır, aksi takdirde eşitlik olmaz.

b) Halkımız madem ki Türk garantisini istiyor, bu garanti de yerinde kalmalıdır.

c) Toprak ve mülkiyet konularında öyle bir düzenleme yapılmalı ki mümkün mertebe çok az sayıda insan evini-barkını, işini-gücünü terk etmek ve yer değiştirmek zorunda kalsın.

***

Akıncı bütün bunları sağlamış olsa bile bu çerçevede olası bir çözümün Kıbrıs Türkü’nün yarasına merhem olacağına ben inanmıyorum. Biz Rum’la iki ayrı devlet halinde yan yana, dostane yaşamadıkça hiçbir yaramıza merhem bulunamayacak, hatta daha da yaralı hale geleceğiz. Bunun nedeni açıktır. Yüzlerce kez vurguladığım gibi olası bir uzlaşmanın biraz öyle, biraz böyle olması çok da önemli değildir. Önemli olan uygulamadır. Uygulamada ise önemli olan niyettir. Rum’da ise bizimle birlikte refaha ulaşma, dostane yaşama niyeti yoktur. Herhangi bir çözümden sonra da bizi tüketmenin yollarını arayacaklarından da hiç kuşkum yoktur.

***

Akıncı iki devlet değil, federal çözüme dayalı tek devlet peşinde olduğuna göre kendi politikaları açısından yukarıda belirtilen hususlarda ısrarlı olması elbette doğaldır, ısrar etmekte de sonuna kadar haklıdır. Buna rağmen Rum’un bu konularda Akıncı’ya ödün verebileceğini hayâl etmek bile aşırı iyimserlik oluşturmaktadır.

Bu açıdan bu tür ilkelerde ısrarlı olduğu, yani dolaylı veya dolaysız olarak teslim bayrağı çekmediği sürece Rum’un Akıncı’ya herhangi bir çözüm hediye edeceğine hiç inanmadım. Bugün de inanmıyorum. Nitekim Akıncı’nın çözüm için hedef koyduğu Mayıs ayı gelmek üzeredir ve masadaki büyük pürüzlerin çoğu halledilmiş değildir. Bunun umutsuzluğu içinde olmalıdır ki Akıncı son olarak Rum’un Mayıs ayındaki seçiminin müzakereyi yavaşlattığını itiraf zorunda kalmıştır.

***

Günün şiiri –

Gece ayda yatarsan

Her yalanı yutarsan

Ağzınla kuş tutarsan

Adil çözüm olacak.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık