• 28 Şubat 2016, Pazar 9:14
Fuat Veziroğlu

Fuat Veziroğlu

NOKTA NOKTA

14 Şubat’ta sevgililer günü kutlanmış. Ben inanmıyorum, çünkü bu sevgililer gününde güneydeki gettolarda işgâl altında yaşayan Rum kardeşlerimle sarmaş-dolaş olmadıkça, öpüşüp-koklaşmadıkça böyle destursuz-dumansız sevgililer gününü neyleyim ki?

***

Meselâ Akıncı ile Anastas efendi Büyük Han’da buluşaraktan birer tek rakı, birer tek de viski atmadıkça, kafaları biraz ütülemedikçe, birbirinin yanağından buse almadıkça ben böyle hayırsız bir sevgililer gününü neyleyim ki?

***

Meselâ CTP lideri ile AKEL lideri önce Metaksa’da sonra Sarayönü’nde birer gösteri yürüyüşü yapmadıkça, kolkola girmedikçe, sarılıp hasret gidermedikçe…

Bizim tarafta bir Con kahvesi, öbür tarafta bir Kafekoption kahvesi yudumlayıp höpürdetmedikçe…

Ciğerci Ahmet’e uğrayıp ciğercinin sataşmalarına maruz kalmadıkça…

Sonra da Akpınar pastanesinde birer tepsi ekmek kadayıfını mideye boca etmedikçe…

En sonunda “yalnız halklar değil, CTP ile AKEL de kardeştir, hem de kan kardeşidir, CTP güneye gittiğinde AKEL’den başka, AKEL ise kuzeye geldiğinde CTP’den başka çalacak kapısı yoktur” demedikçe ben neyleyim böyle sevgililer gününü?

***

Bizim Din İşleri Başkanımız Talip Atalay ile güneydeki kan kardeşlerimizin Başpapazı Hristostomos hazretleri önce Selimiye camiinde, sonra Faneromeni kilisesinde buluşmadıkça…

Sakalları birbirine geçercesine sarmaş-dolaş olaraktan muhabbet tezahüratında bulunmadıkça…

Cuma namazını camide birlikte kılmadıkça, kilisede birlikte mum yakıp Meryem Ana’nın ruhuna birer fatiha ithaf etmedikçe…

Politikacıları dahi geride bırakaraktan ve öne fırlayaraktan fırından yeni çıkmış ekmek misali sıcacık barış mesajları verip kardeşlik üzerine fetvalar üretmedikçe ben napayım, neyleyim böyle sevgililer gününü?

***

Hasan ile Eleni, Yorgo ile Zehra birbirlerine ilân-ı aşk eylemedikçe…

Lôkmacı barikatında buluşaraktan Barış Burcu’da şeftali kebap, Ledra’da halis domuz etinden şiş kebap yemedikçe…

Karşılıklı dünürcülükler yapılmadıkça, Allah’ın emri peygamberin kavliyle Hasan Eleni’yi, Yorgo Zehra’yı istemedikçe, “verdim gitti, hayırlı olsun” cevapları alınmadıkça…

Bizim tarafta imam nikâhı, öbür tarafta Katolik nikâhı kıyılmadıkça, birinci evlilikten doğacak ilk çocuğa Ali, ikinci çocuğa Aleko, ikinci evlilikten doğacak ilk çocuğa Kâni, ikinci çocuğa Yanni adı verilmedikçe…

Günde 150 Türk genci Rum kızıyla, 150 Rum genci de Türk kızıyla evlenmedikçe…

Böylece Türk milleti ve de Elen milleti ortadan kaldırılıp bir Kıbrıs milleti peydahlanmadıkça ben neyleyim böyle sevgililer gününü?

***

Makarios mezarında hortlayıp Dr. Küçük’e hitaben “bu cumhuriyet Enosis’e giden yolda bir sıçrama tahtasıdır, ben sıçraya sıçraya Atina’ya gideceğim, sizi de toplu mezarlara salıp duyduğum sevgi ve saygı gereği üzerinizdeki toprağa gül dikeceğim” demedikçe ben neyleyim böyle sevgililer gününü?

Eksik olsun böyle sevgililer günü.

***

Günün şiiri -

Türk milleti ölürse

Uzaylılar gelirse

Türk dilini bilirse

Adil çözüm olacak.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık