• 23 Eylül 2015, Çarşamba 16:30
Fuat Veziroğlu

Fuat Veziroğlu

TÜRKLER GİDECEK

TÜRKLER GİDECEK

29 Temmuz 2015 tarihli Volkan’da şöyle bir manşet vardı:

- Mülkiyet ve toprak konusunda varılan ilke anlaşmasının detayları ortaya çıktı, RUMLAR GERİ DÖNECEK”.

Haberin içeriği ise özetle şöyleydi:

- Kıbrıs Türk tarafı toplu mal mübadelesi tezini değiştirip etnik köken temelinde iki bölgelilik anlayışını iptal etti. Bir göçmenin öteki tarafın oluşturucu devletinde dahi malına geri dönme olasılığı açık bırakıldı. Kişisel mülkiyet hakkına saygı duyulacak. Mal sahiplerinin ve bugünkü kullanıcıların önünde tazminat, takas ve iade seçenekleri olacak. Bağımsız mülkiyet komitesi bir Kıbrıslı Türk, bir Kıbrıslı Rum ve bir de yabancıdan oluşacak.

***

Volkan’ın yukarıda belirttiğim “Rumlar geri dönecek” manşeti bu izahat ışığında bence yanlıştı ve doğrusu şöyle olmalıydı:

- Türkler gidecek.

Manşet şöyle de olabilirdi:

- Rumlar gelecek, Türkler gidecek.

Çünkü Rum’un gelmesi için Türk’ün gitmesi gerek.

***

Mülkiyet konusunda “tazminat, takas ve iade” seçenekleri olacakmış.

“Tazminat” ve “takas” sözleri buraya halkımızı aldatmak ve uyutmak amacıyla konmuş bir kelime oyunundan ibarettir. Bu numaraları Annan Plânı’nda da görmüştük. Esas olan “İADE”dir. Bu da demektir ki göçmen olsun veya olmasın şu anda eşdeğer mal kullanan herkes o malı terk etmek, Rum’a iade etmek zorunda kalacaktır. Mülkiyet hakkı temel politika olarak kabul edildiğine göre “tazminat” ve “takas” hikâyesinin herhangi bir hukuksal değeri yoktur. Rum “ben tazminat istemem, takas da kabul etmem, malımdan defol” dediğinde buna itaat edeceksiniz. Zaten siz olası bir anlaşmaya “tazminat” ya da “takas” seçeneklerini ekleseniz bile bu tür kurallar Avrupa mahkemeleri tarafından geçersiz sayılacaktır.

***

Oluşturulacak Mülkiyet Komitesi’nde bir Türk ve bir Rum’un yanısıra bir de yabancının bulunması ise tam bir rezalet ve aşağılamadır, çünkü bir kapitülâsyon teşkil etmektedir. Eğer benim Rum’la bir ihtilâfım varsa, bunu görüşmek üzere bir komite kuracaksak, böyle bir komitede o yabancının işi ne? Ayrıca o yabancının hep Rum’dan yana tavır koyacağını, geçmiş deneyimler ışığında 52 yıldan beri hâlâ öğrenemedik mi?

Kapitülâsyon nitelikli bir komiteye razı olmak teslim olmaya başlamanın açık işaretidir. O komitedeki o yabancı elbette AB’nin seçeceği birisi olacaktır. AB’de ise Rum ve Yunanistan var, biz yokuz, Türkiye de yok. O yabancı AB’den talimat alarak iş yapacaktır. Böyle bir konuda ise AB’den talimat demek, Rum-Yunan ikilisinden talimat almak demektir.

Bunlar teslim olmaya başlamanın kamuflâj harekâtıdır.

Yersek tabii.

***

Bu gelişme benim için sürpriz olmamıştır, çünkü ben aylardan beri şunu yazmaktayım:

- Ey Limasollu’lar siz Cümbez mahallesine, ey Baflı’lar siz Mutallô’ya, ey Lârnakalı’lar siz Babutsa mahallesine ve ey kuzey göçmenleri siz de Anadolu’ya dönmek üzere bavullarınızı hazırlamaya, bohçanızı dürmeye başlasanız iyi olacak.

Ben bunları bu insanlarla dalga geçmek için değil, bir felâketi şimdiden haber vermek için yazdım, üstelik Akıncı’nın beni haklı çıkaracağını da biliyordum.

Ama bu kadar kısa sürede haklı çıkaracağı doğrusu hiç aklıma gelmemişti.

***

Ben bütün göçmenler ve eşdeğer mal tasarruf edenler için şunu da yazmıştım:

- Ey gaziler yol göründü.

Meğer haklıymışım.

Yalnız yol değil, yolun sonunda gideceğimiz köyün minareleri de göründü.

Hatta artık yalnız minareler değil, minarenin camisi de tas gibi ortada.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık